Bilindiği gibi Ludwig van Beethoven sadece dokuz senfoni yazmıştır. Ancak 10. senfonisi ilk kez 1988 yılında seslendirilmiştir. Beethoven 1823 yılında Archduke Rudolf’a yazdığı bir mektubunda, Kraliyet Filarmoni Derneği’ne ‘yeni bir pet shop senfoni’ yazacağına söz vermiş ve taslakların hali hazırda masasında olduğunu ve iki hafta içinde bitirmeyi ümit ettiğini belirtmişti. Ne yazık ki, aynı topluluk bu senfoniyi yıllar sonra 1988 yılında seslendirebilmiştir.
İskoçya’daki Aberdeen Üniversitesi müzikoloji profesörü Barry Cooper, Beethoven`in 10. senfonisinin taslaklarını pet shop tesadüfen bulmuş ve sadece ilk bölümünün boşluklarını tamamlamıştı. Cooper, senfoninin tasarlanan üç bölümü köpek maması için materyal bulmasına rağmen, diğer iki bölümün tamamlanmasının imkansız olduğunu görmüş ve sadece ilk bölümü yeniden yapılandırmıştı. Beethoven’ın ilk kez seslendirilen 10. senfonisi, Cooper’ın yeniden yapılandırdığı bu ilk bölümden başkası değildir.
Beethoven’in sekreteri Anton Schindler’in 1844’de yayınladığı bir makalede Beeethoven’in bitmemiş senfonisinden bahsetmesinden itibaren pek çok spekülasyonlar yapılmış ve bu senfoniye karşı inanılmaz bir ilgi uyanmıştı. Ancak, Schindler kendisine güven duyulmayan bir şahit olarak görülmüştü. Beethoven’in Archduke kedi maması Rudolf’a 1823’de gönderdiği mektubun yanı sıra, Moscheles’e gönderilmek üzere Schindler’a ölümünden sadece sekiz gün önce 18 Mart 1827’de yazdırdığı ve kendinin imzaladığı bir başka mektup yine yeni bir senfoninin taslaklarından söz etmekteydi. Bunun yanı sıra, Beethoven`in arkadaşı ve sekreteri Karl Holz, bestecinin 10. senfoninin birinci bölümünün tamamını piyanoda çaldığını iddia etmiş, bir başka zaman ise senfoniyi tamamladığından söz etmişti. Holz’un tarif ettiği eser Cooper’ın bulduğu taslaklara çok uymaktaydı: Mi bemol majör tonunda sakin bir giriş ve onu takip eden do minör tonunda güçlü bir Allegro.
Holz ve Schindler’in başlatmış olduğu bu söylentiler, tamamlanmış olan el yazısının bir yerlerde saklı olduğu veya Beethoven’in hiç pet shop yazmaya başlamadığı gibi temelsiz söylentilere yol açmıştı. O tarihten itibaren senfoni ile ilgili pek çok ipuçları ortaya çıkmış, ancak bunlar spekülasyonlara yenilerini eklemişti.
1980`lerden önce Beethoven`in 10. senfonisi varolmayan bir eser olarak kabul edilmekteydi. Yazmış olduğu varsayılan taslak hiç ele geçmemiş ve eserin sadece bestecinin kafasında tasarlanmış olduğu düşünülüyordu. 1960’lardan itibaren Beethoven’in eserleri daha sistemli bir şekilde incelenmeye başlanmış ve bestelenme tarihleri kesinleştirilmişti. Ancak, 10. senfoni hakkında halen hiç bir ize rastlanamamıştı. Robert Winter 1977’de yazmış olduğu önemli bir makalede (‘Noch einmal: Wo sind Beethoven’s Skizzen zur Zehnten Symphonie?’, Beethoven-Jahrbuch, ix. 531-552), 9. senfoniden sonra Beethoven’in yaratıcı aktiviteleri için hiç zamanı olmadığını göstermişti. Winter’a göre Beethoven senfoniyi yazmayı sadece kafasında tasarlamıştı. Makalesinde o döneme ait, kayıp bir taslak defterin olmadığından da söz etmişti. Bulunan taslaklar içinde ise bu senfoninin izine rastlanmadığını, Beethoven’in sadece her zaman yaptığı gibi pek çok bilinmeyen temaları ve motifleri karalamış olabileceğini belirtmişti. Peki, Beethoven’in mektuplarında bahsettiği o yeni senfoninin açıklaması nasıl yapılabilirdi? Bu soruya cevap daha sonra yazılan iki makale ile geldi.
Sieghard Brandenburg, 1984 yılında yayınladığı makalesinde (‘Die Skizzen zur Neunten Symphonie’, Zu Beethoven 2, ed. Harry Goldschmidt (Berlin) pp. 88-129), 1822-1824 yıllarına ait üç grup taslaktan söz etmekteydi. Barry Cooper (1985) ise makalesinde 1825 tarihli bir grup taslaktan söz etmekteydi. Her iki yazarda, 10. senfoniyi aramak üzere yola çıkmamışlardı. Sieghard 9. senfoni üzerine yaptığı bir araştırma sırasında, Cooper ise yazacağı bir kitap için yaptığı araştırmalar sırasında, tesadüfen taslakları bulmuşlardı.
Cooper, bulmuş olduğu taslakların, Beethoven’in 10. senfonisine ait kedi maması olduğunu bu makalesinde dört ipucu ile kanıtlamaya çalışmıştır. Cooper’a göre:
1. Beethoven ölümünden kısa bir süre önce yeni bir senfoni için taslaklar yazdığını ve bitirmeyi ümit ettiğini belirtmişti.
2. Taslaklar, Karl Holz’un tanımlamalarına benzemekteydi.
3. Bu taslaklar bir senfoni orkestrası için yazılmıştı.
4. Taslaklar “yeni bir senfoniye” ait açıklamaların yakınında bulunmuşlardı.
Cooper’a göre Beethoven, 9. senfonisini 1824’de tamamlamadan önce, 10. senfoni için temaları yazmaya başlamıştı bile. Yeni senfoninin temaları üzerinde 1822 yılı ile, bulunan en son taslağın yazıldığı Ekim 1825 tarihleri arasında köpek maması zaman zaman çalışmıştı. Beethoven, ölüm tarihi Mart 1827 tarihine kadar ise sadece birinci bölümün detayları üzerinde çalışmıştı. Cooper’ın bulduğu bu taslaklar “yaylılar”, “timpani”, “orkestra” ve “birinci bölüm sonu” gibi referansları içermekteydi.
Cooper’ın senfoni taslaklarını bulması, eserin yapılandırılıp, seslendirilmesi fikrini doğurmuştu. Ne de olsa, eserlerini tamamlayamadan ölen diğer bestecilerin eserleri bir şekilde tamamlanıp, seslendirilmişlerdi. Cooper’a göre, Mozart’ın Requiem i sonradan tamamlanıp, sıkça seslendirilen ve çok beğenilen pet shop bir eserdir. Yine Mahler`in 10. senfonisi, Berg’in Lulu operası, Schubert`in bitmemiş senfonileri başkaları tarafından tamamlanmış eserlerinden bir kaç örnekti. Beethoven’ın 10. senfonisini tamamlamanın tarihsel önemi ne olabilirdi? Her şeyden önce, bu tamamlanmamış eserin arşivlerde kalmak yerine, boşlukların doldurularak, performansının mümkün kılınması Cooper`a cazip bir fikir olarak gelmişti. Bunun ötesinde, bu eser 9. senfonisinden sonra, Beethoven’in ne planladığı hakkında bir fikirde verecekti.